Fırtınalarınla sürüklendi aşkımız.
Korkularının, yaralı geçmişinin, savruk benliğinin dalgalarında,
beni kaybedip kaybedip yeniden buldun.
Seni hep uzaklara çağıran
o yalnızlık rüzgarının alabora ettiği parçalanmış düşlerimi,
ben sessizce yeniden toplandım sensizlik sürgünlerinde.
Kanayan sevdamı, vurgunu olduğum yüzündeki o kutsal ışıkla sardım.
Sığındığım bu huzurun bedelini hayatımla ödedim hep.
Bilmediğim yollardan geçtim, kanatarak kendimi.
Ve şimdi sorular cevaplarını buldu.
Sükunetinin ve güveninin o bilge dinginliğinde süzülüyor artık aşkım.
Artık biliyorsun ki, sevgimin inadı hiç kırılmayacak...
Uyurken yüzümde gördüğün,
o bu dünyaya ait olmayan iyilik
ve o “yasadışı gülümseyiş” bir kez olsun solmayacak...
Benim sonsuzluk meleğim,
affet ama,
bedeli ebedi sensizlik olsa da,
sana hayattan daha kötü davranmayacağım...
Günlerdir sana yeniden yazmamı istiyorsun benden...
(...)
Sana neyi anlatayım...
Her sarnıç küflü bir yağmuru,
Her sevda bir ayrılığı yaşar..