Hazırlıksız yakalandım bu gidişine
kusura bakma bu yüzden sana “hoşça kal” diyemedim..
Aslında hiçbir şey diyemedim,
gözlerimi çok sevdiğim saçlarına diktim,
gözlerinden kaçtım;
bana "ben gidiyorum"u anlatmasınlar diye..
Sadece sesin kulaklarıma gidişinin resmini çizdi..
Ben sessiz kaldım.
Yağmur yağmadan gök gürlerdi,
"birazdan yağacağım ey insanlık"
diye bizi uyarırdı belki..
Sen gürlemedin, haber vermedin gideceğini..
Geldin, gidiyorum dedin gittin..!
Dur desem de gidecektin..
Sustum, dur demedim..
Diyemedim aslında ve sen gittin..!
Evet git..!
Git ki ben uyanayım aylarca süren uykumdan.
Uyandığımda bir rüya gördüm diyebileyim
ve gördüğüm bu rüyanın sonunu hiç hatırlamayayım..
Saçlarının dakikalarca parmaklarımın arasındaki dans edişleri aklıma gelsin..
Yada ne bileyim uyandığında gözlerinin "biraz daha uyku" diye yalvarışlarını hatırlayayım..
Dişlerimin omuzlarındaki izini,
dudaklarının parmaklarımla buluştuğunda bana verdiği hissi hatırlayayım..
"Vazgeçemiyorum"
deyişlerin olmasın rüyanın hatırladığım kısımları arasında.. ki
vazgeçebileceğine hazırlayayım kendimi..
Sonra, bir anda kaybolup gittiğini ekleyeyim rüyamın son kısmına..
Kaybolduğunu ve seni aylarca aramama rağmen bulamayışımı kabulleneyeyim..